27 Mayıs 2011 Cuma

Namazın Hikmeti

 

1. Istıraplardan Kurtulmak

Her insan, hayatın coşkun denizinde, özellikle zorluk ve sıkıntı anlarında, kendi ıstırap ve kaygılarını yatıştırmak için sağlam bir manevi sığınağa ihtiyaç duymaktadır. Bu sığınak ise, Allah’ı anmaktan başka bir şey olamaz.
Namaz, kul ile Yüce Allah arasında sürekli bir irtibat vesilesidir. Hayatın zorluklarında şaşkınlığa uğramış insan, sadece Allah’a yönelmekle huzura kavuşabilir ve namaz insanın Allah’a yönelmesini, O’na bağlanmasını sağlar. Zayıf ve güçsüz insanın, güçlü ve kadir olan Allah Teala ile bu manevi ilişkisi, hayatın inişli çıkışlı yolunda, çeşitli zorluklar karşısında insana güç verir ve onu ıstıraplardan kurtarır.
Allah Teala şöyle buyurur:
...Bilin ki, ancak Allah’ı anmakla kalpler güvene kavuşur.[9]
Yüce Allah’ın bizim ibadetimize hiçbir ihtiyacı yoktur; ama bizler, Allah’a ve onunla ilişki vesilesi olan ibadet ve namaza muhtacız.
Namaz kılan bir mümin, her gece ve gündüz, beş defa bütün varlığıyla Allah’a yönelmekte O’nu anmaktadır.

2. İlahi Muhabbet

Bir pusulanın denizdeki gemiye hedefe doğru kılavuzluk etmesi gibi namaz da mümini, sürekli olarak, en yüce hedef olan Allah’a kavuşmaya doğru kılavuzluk etmekte ve onu yanlış yollara sapmaktan korumaktadır.
Resulullah  (Allah’ın salat ve selamı ona ve Ehli Beyt’in’e olsun) şöyle buyuruyor:
“Mümin namaza başladığında, Allah Teala, namazı bitirinceye kadar lütuf ve merhamet ile ona bakar ve o ilahi merhamet gölgesinde yer alır; onun etrafını göğün ufuklarına kadar melekler sarar ve Yüce Allah bir meleği onun baş ucunda durup şöyle demekle görevlendirir: Ey namaz kılan! Eğer kimin sana baktığını ve kiminle raz-u niyaz ettiğini bilseydin, asla bu yerinden ayrılmazdın ve başka bir şeye ilgi göstermezdin.”[10]
 İmam Cafer Sadık’a (Allah’ın selamı ona olsun) Yüce Allah’a en güzel yakınlaşmak vesilesi nedir diye sorulunca “Allah’ı tanımaktan sonra Allah’a yakın olmak için namazdan daha önemli bir şey olduğunu bilmiyorum” demiştir.[11]

3. Kötülüklerden Uzak Kalmak

Namazın en önemli sonuçlarından biri, insanı kötülüklerden korumasıdır. Allah Teala buyuruyor ki
“...Namazı hakkınca kılın. Gerçekten namaz (insanı) kötülüklerden sakındırır...”[12]
Namaz doğru şekilde kılınırsa, insana ruhi yönden öyle bir aydınlık ve güç kazandırır ki, insan kendi iradesiyle iyi işlere daha fazla önem vermeye başlar ve kötülüklerden kaçınır. Ama namaz kılmayan bir kimsede böyle bir ruhi hazırlık ve güç bulunmaz bu yüzden namaz kılmayan birisinin kötülüklerden kendi iradesini kullanarak kopması ve iyiliklere yönelmesi kolay değildir.
Namaz mümin kimsenin doğruluk ve takvasının artmasına sebep olur. Namazı kılmamak ise kişinin kalbinin kararmasına  ve daha fazla günaha yönelmesine ve nihayet kurtuluş yollarının yüzüne kapanarak cehennemlik olmasına sebep olur. Elbette namazın insanı kötülüklerden korumasının değişik aşamaları vardır ve bu namaz kılanın iman derecesine, namazda gerçek manada Allah’a yönelişine bağlı olarak değişmektedir.
Namazı, kural ve adabını riayet ederek tam olarak yerine getirmek, insanın yüce ilahi makamlara ve insani erdemlere erişmesinde büyük bir rol oynar; birey ve toplum olarak insanın sağlıklı bir hayata kavuşmasına yardımcı olur.
Namaz kılan kimse, gasp olan bir elbiseyle ve gasp olan bir yerde namazın geçersiz ve batıl olduğunu bildiği için, hatta abdest ve gusül almak için kullanılan suyun bile temiz ve helal olmasının şart olduğunu göz önüne alarak başkalarının hakkına riayet etmeye, onların malına el uzatmamaya ve sürekli olarak gasp olan bir şeyden sakınmaya dini bir görev olarak özen gösterir.
Namazları belirlenen vakitlerinde ve şartlarını emir olunduğu gibi yerine getirmek, namaz kılanı sürekli olarak düzenli olmaya ve işlerinde ihmalkarlık ve başıboşluktan uzak olmaya alıştırır.
 Yüce Allah huzurunda boyun eğme ve onun verdiği nimetleri anmak gayesini taşıyan namaz, kişinin mütevazı ve başkalarının iyiliği karşısında duyarlı olmasına ve tekebbür, çekemezlik, bencillik ve diğer kötü huylardan uzak olmasına sebep olur.
Hz. Fatıma (Allah’ın selamı ona olsun) şöyle buyurmuştur:
“Allah, imanı sizler için şirkten temizlenme ve namazı kibirden korunma vesilesi kılmıştır.” [13]
Namaz kılan bir kimse, namazının Allah katında kabul olması için diğer davranışlarını da düzeltmeye çalışır. Çünkü namazının kabul olmadığı taktirde -Hz. Ali’nin (Allah’ın selamı ona olsun) buyurduğu gibi- insanın diğer amellerinin de bir değeri kalmaz.[14]
Peygamber (Allah’ın salat ve selamı ona ve Ehli Beyt’in’e olsun)  bir gün ashabına:
“Eğer sizlerden birinin evinin önünden bir nehir geçer ve o adam günde beş defa, o nehirde yıkanırsa acaba onun bedeninde kir kalır mı?” diye sordular. Onlar: “Hayır” dediler. Peygamber (Allah’ın salat ve selamı ona ve Ehli Beyt’in’e olsun): “Namaz da, sürekli akan bir nehir gibidir; insan namaz kıldıkça, namaz onu günahlardan temizler” diye buyurdular.
Sekizinci İmamımız Rıza (Allah’ın selamı ona olsun) namazın farz oluş hikmetini açıklarken şöyle buyurmuştur:
“Namaz, kulun kendi Mevla ve yaratıcısını unutmayarak kendi haddini aşmaması için gece-gündüz Allah Teala’yı anmasını sağlar. Allah’ı hatırlamak ve O’nun huzurunda ibadet için kalkmak, insanın günaha düşmesine engel olur ve çeşitli fesatlardan uzaklaşmasını sağlar.”[15]

4. Yaratıcıya Teşekkür

Namaz, Yüce Allah’a karşı şükür etmektir. Allah’ın bize verdiği nimetleri saymak mümkün değildir; bu nimetler karşısında namaz küçük bir teşekkür mesabesindedir.
Dördüncü Masum İmam Zeyn’ul Abidin (Allah’ın selamı ona olsun) şöyle naklediyor:
“Büyük babam Resulullah (Allah’ın salat ve selamı ona ve Ehli Beyt’in’e olsun), çok ibadet eder ve namaz kılardı; namaz için ayakta durmaktan ayakları şişmişti. Kendisine, “Senin geçmiş ve gelecek tüm günahlarını Allah Teala, bağışlamış olmasına rağmen[16] neden bu kadar kendini zorluğa düşürüyorsun?” denilince, Resulullah, “Acaba ben şükür eden bir kul olmayayım mı?” diye cevap verdi.[17]
  Allah ibadet ve kulluğa layıktır.

5. Namaz ve Sağlık

Elbette namazdaki asıl gaye, insanın ruh temizliğini sağlamaktır.
Fakat bu manevi temizliğin yanı sıra namazın abdest, gusül, vücut ve elbisenin temiz olması gibi şartlarına baktığımızda namazın insanın dış temizliğinde de önemli bir etkisi olduğu ve böylece insanın sağlığını korumada da önemli derece de rol oynadığı ortaya çıkar.

6. Namazın İradeli ve Çalışkan İnsan Yetiştirmedeki Rolü

Günde beş defa, Allah’ın huzurunda durarak O’ndan başka her mabuttan yüz çeviren, İslam ve tevhit inancının doğuş yeri olan Ka’be’ye yönelen, ruhunu doğru niyetle temizleyen, mabuduna hitaben ilk sözü tekbir getirmek olan, böylece Allah’ın her nitelendirmeden daha üstün olduğunu her namazın başında tekrarlayan, en azından günde on defa Fatiha suresini okuyarak Allah’ı övgüyle anan ve gerçek övgünün O’na layık olduğunu ifade eden bir kimsenin nazarında artık maddi güçlerin bir değer ve ağırlık taşıması mümkün olamaz. Bu şekilde namaz kılan kimse artık ilahi ve insani hedefler uğruna çaba gösterirken hiçbir güç ve engelden de korkmaz. İşlerini sadece Allah için yapar ve her türlü şirk ve yağcılıktan uzak olur.
İşte bu gibi sebepler yüzünden namaz kılmaya Ehli Beyt çok önem vermiş, kendi Şia ve dostlarına yaptıkları tavsiyeleri arasında özellikle namaza dikkat etmelerini  hatırlatmışlardır.
Bu yüzden de namazı terk etmek büyük bir günahtır, insanın dinden uzaklaşmasına ve cehennem azabına duçar olmasına sebep olur.
Allah Teala, Kuran-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: Ahirette bazı suçlulara şöyle sorarlar:  “Sizi cehenneme düşüren nedir? Onlar şöyle derler: ‘Biz namaz kılanlardan değildik

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder